Kadın

İslam’da Recm (Taşlayarak Öldürme) Cezası Var Mı?

recm

Dinimizin kaynağı Kuran’da zina yapanlara hangi cezanın verilmesi gerektiği aşağıdaki ayet ile belirtilmiştir:

Zina eden kadın ve zina eden erkeğin ciltlerine yüz vuruş vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini konusunda bunlara acıma duygusu sizi yakalamasın. Müminlerden bir grup da bunların cezalarına tanık olsun. (24-Nur-2)

Ayette zinanın cezası yüz celde olarak geçer. Arapça’da “celde” kelimesi, deriyi incitecek bir değnek manasındadır. Bu ceza için Arapça’da “asa, minsee” (sopa, değnek) kelimelerinin geçmemesi, ayette bir grubun bu cezaya şahitlik etmesinin istenmesi, suçlunun canını acıtmaktan çok toplum önünde teşhir edilerek cezalandırılmasının hedeflendiğini gösterir. Kuran’a göre zinanın ispatı için dört şahit gerekir. İslam’da özel mülkiyetin dokunulmazlığının olduğunu düşünürsek, aslında gizlice zina yapanları dört kişinin cinsel ilişki anında görmesi neredeyse imkansız derecesinde zordur. Fakat bu ceza alenen zinayı, genelevler şeklinde yapılanmaları yok edecek bir uygulamadır; bu yüzden önemli fonksiyonları vardır.

Kuran’da olmayan fakat dine ilave edilmeye çalışılan farzlar ve haramlar, hep uydurma hadislerle ve bunlarla görüşlerini temellendiren mezhepler yoluyla dinimize girmiştir. (Bakınız: Hadisler dinin kaynağı olabilir mi?) Bu uydurma ile Kuran’ın ayeti iptal edilmeye çalışılmış ve dine taşlayarak öldürme gibi bir ilave yapılmıştır. Fakat asıl dehşetli olan şudur ki; bazı mezheplerin taklitçileri sırf recmi, yani zina edeni taşlayarak öldürmeyi haklı çıkartmak için, Kuran’ın eksik olduğunu, aslında “recm ayeti”nin var olup, bu ayetin keçi tarafından yenilip yok edildiğini söyleyecek kadar ileri gitmişlerdir. Recm konusu hem mezheplerin hatalı olduğunu, hem de hadis kitaplarının saçma ve Kuran’a aykırı ifadelerle dolu olduğunu en güzel şekilde gösterir. Çünkü Buhari, Müslim, Ebu Davud, Hanbel, İbni Mace gibi bütün meşhur kitaplar recmi savunurlar. Üstelik bunu savunurken, recmi haklı çıkartmak için, Kuran’ın eksik olup, keçi Kuran ayetini yemeden önce recmin aslında Kuran’da olduğunu bile söyleyebilmişlerdir!

Kuran-ı Kerim’de zinanın cezası belirtilmiştir. Kuran’da belirtilen bir konuda Kuran’ın hükmü ile çelişen bir hüküm ortaya atmak; gelenekçi-mezhepçi İslam’ın, güvenilmez yaklaşımlarına bir örnek daha ortaya koymaktadır. Allah, bu uygulama için bile “Allah’ın dini konusunda bunlara acıma duygusu sizi yakalamasın” demektedir. Peki, nasıl olur da, taşlayarak öldürme gibi çok şiddetli bir ceza, hem de bu konunun hükmü Kuran’da açıkça belirtilmişken, gerçek olabilir? Üstelik bu ayetten bir önceki 24- Nur suresi 1. ayette, bu surenin ayetlerinin farz ve apaçık olduğu söylenir. Bu; kelime sıkıntısı çekmeyen (31-Lokman-27), en iyi yasa koyucu olan (5-Maide-50), unutkan olmayan (19-Meryem-64), Kuran’ı detaylı bir şekilde indiren (11-Hud-1) Allah’ın yasasıdır.

Recmi topluma kabul ettirmeye çalışan recm savunucuları, yalanlarını halka kabul ettirmek için bir hikaye de uydurdular. Bu hikayeye göre recm ile ilgili Kuran ayetleri sayfalara yazılı şekilde Hz. Aişe’nin evindeydi. Peygamber’in vefatından sonra odaya giren aç bir keçi bu ayetleri yemiştir. Böylece keçi bu ayetleri neshetmiştir, yani hükmünü kaldırmıştır. (Bakınız: Kuran’da Nasih Mensuh Var Mı?) Peygamberimiz’in vefatından sonra; hem tamamlanmış, hem ezbere bilinen Kuran’ın bir ayeti, hem de keçinin yemesi suretiyle nasıl ortadan kalkar? Hadis kitaplarının, kanaatimize göre Hz. Ömer’e iftira olan bir hadisiyse şöyledir:

İleride bazı kişiler çıkacak ve recm cezasını Kuran’da bulmuyoruz diye recmi inkar edeceklerdir. İşte bu kişiler okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklardır. Eğer halkın “Ömer, Kuran’a ilave yapıyor” demesinden korkmasam, bu recm ayetini Kuran’a yazardım. (Buhari 93/21; Müslim Hudud 8/143;, Ebu Davud 41/1)

Bizce, bu hadis tek başına bile Buhari, Müslim ve Ebu Davud’un güvenilmeyecek bir çok hadisle dolu olduğunun anlaşılması için yeterlidir. Böylece en sahihleri, en doğru sanılanları böyle olan hadis kitapları bile bir kenara atılıyorsa; diğer hadis kitapları ve hadislere dayanan tefsir, ilmihal kitabı gibi kitapların da tereddütsüz bir kenara atılmaları gerektiği anlaşılır. (Bakınız: Neden Dinin Tek Kaynağı Kuran’dır?) Görüldüğü gibi bu recm hadisleri hem dine, hem Peygamber’e, hem Ömer’e iftiralardır. Bu hadislerin mantığına göre Hz. Ömer Allah’tan çok halktan korkuyordu. Demek Hz. Ömer halktan değil de Allah’tan korkmuş olsaydı; keçinin yiyerek yok ettiği recm ayeti, hadis kitapları yerine Kuran’da olacaktı! Oysaki Hz. Ömer, hadis uyduruculara karşı tavrını ortaya koymuş, Kuran’a sahip çıkmış bir halifedir ve Hz. Ömer’e yapılan bu iftiranın yalan olduğu açıktır.

Bu uydurmalarla yetinmeyenler, maymunların da zina eden bir maymunu yakalayarak taşladıklarını ve sahabelerden birisinin de maymunu recm etme olayına katılarak maymunu öldürdüğünü anlatırlar. Recmin ne kadar mantıklı olduğu, maymunların bile bunu uyguladığı, fakat bazı insanların bunun yerindeliğini anlayamadığı mesajını veren bu hadis de Buhari’de geçmektedir.

Birçok çelişkili ve mantıksız izah, sırf recm geleneğinin yerleşmesi için uydurulmuş ve Kuran’ın açık hükmü olan 24-Nur-2. ayetin de hükmü kaldırılmaya çalışılmıştır. Bir rivayete göre Hz. Ömer döneminde Kuran’da recm yoktu, öbür rivayette ise Hz. Osman döneminde Kuran’a yazılmadı denir. Başka bir rivayette ayet keçi yüzünden ortadan kalkar. Diğer yandan maymunların recminden ve sahabelerin buna katıldığından bahsedilir. Üstelik Kuran’daki açık hüküm yok sayılır. Mantıksızlık ve çelişki dolu olan bu uydurmalar, geleneksel mezhepçi yaklaşımın kurucularının nasıl Kuran-ı Kerim’e iftiralar attıklarını da göstermektedir. Oysa birçok mezhepçi; hem Kuran’ın, hem hadislerin doğruluğunu, hem de kelimesi kelimesine kabul ettiklerini söylemektedirler. Kuran’a göre Kuran yeterlidir ve dinin tek kaynağıdır. En sahih hadis kitaplarına ve mezheplere göreyse Kuran eksiktir; aç bir keçi Kuran’ı yiyip eksiltmiştir! Bu konu araştırıldığında; çok güvenilen mezheplerin, hadis kitaplarının nasıl kendilerini haklı çıkartmak için Kuran’ı eksik saymaktan geri durmadıkları ve tüm bu, Kuran’ın zihniyetine aykırı izahları uydurdukları görülür. Mezhepleri ve hadislerin dindeki otoritesini kabulle, hiç bilmeden, birçok kişi bu izahları da kabul etmiş olmaktadır. Sadece Kuran’a sarılmanın önemi bu recm örneği ile daha iyi anlaşılmaktadır.