Hadis

“Ashabım Yıldızlar Gibidir…” Hadisi Hakkında Ne Söylenebilir?

Öncelikle hadise göz atalım:

“Allah’ın Kitabı’ndan size ne verildiyse onunla amel gerekir. Onun terki konusunda hiçbiriniz için mazeret yoktur. Eğer Allah’ın Kitabında yoksa o zaman benim bir sünnetim geçmiştir. Şayet benim geçmiş bir sünnetim yoksa bu defa ashabımın dedikleri vardır. Çünkü ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine sarılsanız hidayete erersiniz. Ashabımın ihtilafı ise sizin için rahmettir. (Beyhaki, el-Medhal, s. 162-3, No:152)

Her şeyden önce Kuran dinin kaynağı olarak yeterlidir; birçoğu, Kuran ve mantıkla çelişen hadisler dinin kaynağı olamaz (Bakınız: Hadisler dinin kaynağı olabilir mi?) Hadislerin dinin kaynağı olmadığı bir dini yaklaşım açısından sahabelerin dinin kaynağı olması söz konusu olamaz. Bütün bunların yanında yukarıdaki hadisin bir sürü sorunu da vardır:

Söz konusu hadis sahabelerin ihtilaflarının rahmet olduğunu söylemektedir, ancak bu iddia apaçık bir biçimde aşağıdaki Kuran ayetleri ile çelişmektedir:

Birbirinizle çekişmeyin yoksa başarısızlığa düşersiniz ve kuvvetiniz gider. (8-Enfal 46)

Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan olmayın. Bunlardan her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir. (30-Rum 32)

Ama birbirleriyle çekişmeye devam edeceklerdir. Rabbinin rahmet ettikleri müstesna. (11-Hud 118-119)

Sahabelerin, istisnasız, hepsinin, gözü kapalı kabul edilecek otoriteler olmadığını, en güzel bir biçimde, aşağıdaki yüce ayetler ifade etmektedir:

Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. Şimdi o, ölür veya öldürülürse, siz gerisin geriye mi döneceksiniz? (3-Ali İmran 144)

Eğer söz konusu rivayet doğru olsaydı yüce Rabbimiz sahabelere bu şekilde seslenir miydi?

Çevrenizdeki bedevi Araplardan ve Medine halkından iki yüzlülüğe iyice alışmış münafıklar vardır. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onlara iki kere azap edeceğiz, sonra da onlar, büyük azaba itileceklerdir. (9-Tevbe 101)

Yukarıdaki ayetten de açıkça görebileceğimiz gibi, Peygamberimiz, çevresinde kendisini inançlı olarak gösterenler içinde, kimin münafık kimin Müslüman olduğunu kendi bile bilmemektedir. Fakat Peygamberimiz bile münafıkların kim olduğunu tam olarak bilmemişse, diğer Müslümanlar’ın bunu bilmesi hiç mümkün değildir. O zaman, “Ben sahabeyim” diye yalan söyleyen pek çok münafık kişinin, dini önder  olarak benimsenmesinin önü açılırdı. Yani Müslümanlar’ın sahte bir sürü rehberi olmuş olurdu. Bunu bilen Peygamberimiz’in, İslam’a zarar verecek böyle bir yolu açmış olduğu düşünülemez.

Söz konusu hadis, Ehli Sünnet’in temel hadis kitapları olan Kütübü Sitte’de geçmemektedir. Ayrıca Hanbel açıkça bu hadisin güvenilmez olduğunu yazmıştır.
Hadis’in uydurma olduğu, bir kopyasının Şia tarafından 12 imamı dinin kaynağı yapmak için kullanmasından da bellidir:

“Ehl-i Beyt’imin imamlan yildızlar gibidir. Hangisine uysanız hidayet bulursunuz.” (“Deflim-ul i.dam” EI-Kazi)

Söz konusu hadis diğer bir sürü hadisle de çelişmektedir. Örnek vermek gerekirse:

“Kıyamet günü ashâbımın önde gelenlerinden bazısını getirip, amel defteri siyah olanlarla birlikte haşredecekler. Ben, “Allah’ım! Onlar benim Ashâbım” dediğimde, şu cevabı duyacağım: “Senden sonra bu Ashâbının neler yaptıklarını bilmiyorsun!” O zaman ben de o salih kulun sözlerini tekrarlayacağım: “..Ve ben aralarında bulunduğum sürece amellerine şahittim onların, beni aralarından aldıktan sonra de kendin şahid oldun” diyeceğim. Bunun üzerine bana şöyle denilecek: “Sen aralarından ayrılır ayrılmaz bunlar mürted olup dinden çıktılar ve eski hallerine döndüler.” (Sahihi Buhari, Maide Süresi tefsiri)

Bu çelişkiden kurtulmanın tek yolu, bu ve diğer hadislerin dinin kaynağı olamayacağını görüp Allah’ın son mesajı Kuran’a sarılmaktır.

Rivayetlere göre sahabelerin belli bir kısmı Peygamberimiz’in ölümünden sonra namazı terk etmiş, zina, fuhuş, alkol gibi haramlara bulaşmışlardır. Elbette ki bu sahabelere uymak insanı kurtaramaz. Gene sahabelerin anlaşmalıklara düşüp kendi aralarında savaşıp kan döktüklerini biliyoruz (mesela Cemel, Sıffın ve Nehrevan savaşları buna örnektir.) Kuran Müslümanlar’ın itilaflarını kınamışken, birbirlerinin kanını dökmüş insanların “hepsini” birden “yıldızlar gibidirler” diyerek, dinimize kaynak yapabiliriz?

Önemli hadis uzmanlarının büyük bir bölümü bu hadisi uydurma ilan etmiştir: Buhari, Hanbel, Muzni, Ebu Bekr’il Bezzar, Dârekutnî, İbni Teymiyye, Adiyy, Hibbettulah, İbni Hazm, El-Elbani, vs.
 
Hadise kaynak olarak gösterilen Abdurrahim b. Zeyd ve Zeyd’ul Ammi, Buhari’ye göre yalancıdır ve kasıtlı hadis uydurmuşlardır. (Buhari, “Ez-Zuafâ” (Zayıf Râvîler))